Çingenelerim (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Çingenelerim’i dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Çingenelerim
Neşir Tarihi: 21.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Âsaf Hâlet Çelebi (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Âsaf Hâlet Çelebi]
deniz kenarına inen çingenelerim
sulara içmeden bakarlar
o sular tuzludur
balıklar içer

yeşil otların içine gömülen çingenelerim
otları yemezler
o otlar tatsızdır
katırlar yer

çiçekli şalvar seven çingenelerim
çiçeği sevmezler
kalem parmaklı çingenelerim
kalem tutmazlar
falıma bakarlar da
yüzüme bakmazlar
elime bakarlar da
ayağıma bakmazlar
paramı isterler de
beni istemezler

yüzlerini güneşle yıkayan çingene kızlarım
kibarım diye bana gönül vermezler

[BENT]
Tuzlu sudur o deniz, balıkların kadehi
Onlar için bu dünya bir anlık konak yeri
Eşyanın hırsı bitmiş, dalgalar bize bakar
Tuzlu bir yalnızlık bu, gelir içime akar

Yüzlerini güneşle yıkayan bu kızların
Kibarlığım yüküdür o hırçın ağızların
Deniz bir cam kırığı, batar da içmezler hiç
Denize inen esmer, gel de bir de buradan geç

Kibarlığım bir gurbet, onlar asla dönmezler
Kibar diye bu kalbi çöpe atıp geçerler
Yeşil otun içinde o kıvrak gövdeleri
Onlar güneşle doğup güneşle can seçerler

Kibarlığım bir pranga, onlar hür ve serseri
Dönmezler bu zindana artık bir daha geri
İstemezler hiç beni, güneş yeter onlara
Bense hapsolmuşum bak, şu soğuk salonlara

Onlar mülksüz ve çıplak, bense kibar bir enkaz
Biter bu kısa rüya, başlar o sonsuz ayaz
Güneşten bir hırkayı giyip de gidenlerin
Gönlünde yeri yoktur kibar beyfendilerin

[ŞİİR, Âsaf Hâlet Çelebi]
çiçekli şalvar seven çingenelerim
çiçeği sevmezler
kalem parmaklı çingenelerim
kalem tutmazlar
falıma bakarlar da
yüzüme bakmazlar
elime bakarlar da
ayağıma bakmazlar
paramı isterler de
beni istemezler

yüzlerini güneşle yıkayan çingene kızlarım
kibarım diye bana gönül vermezler

Ali (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Ali’yi dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Ali
Neşir Tarihi: 18.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Faruk Nafiz Çamlıbel (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Faruk Nafiz Çamlıbel]
Namluya dayanır yola dalarsın
Duruşun bakışın yaman be Ali
Boşuna tetiği ne kurcalarsın
Var daha ateşe zaman be Ali

Yıllanmış bir çınar pusuluk yerin
Neredeyse gelecek beklediklerin
Var iki atımlık canı kederin
Desene işleri duman be Ali
O’nu sen büyüt de söğüt boyunca
Kendini ellere versin o gonca
Sözüne kanmadın bunu duyunca
Gönlündü gözünü yuman be Ali

Geldiler beklenen çiftler ormana
Duruyor iki genç ne hoş yanyana
Bir kurşun kadına bir de çobana
Çınlasın yıllarca orman be Ali
Görünce uzanmış yar kucağına
Boynunu dolamış zülfü bağına
Kurşunu kahpeye atacağına
Kendine çevirdin aman be Ali

[BENT]
Mavzerin o kundağı yaslanır garip döşe
Alevden bir zehir ki sinmiş kor ateşe
Güneş küsüp de gitmiş, şu karanlık kör köşe
Gölgenin düştüğü yer, pusudaki yan üşür

Çökmüş dağın ardına, kalkmaz o kara duman
Geçmek bilmez saniye, durmuş sanki zaman
Nefes alsan duyulur, hâlin öyle yaman
Dişlerini sıkarken damaktaki kan üşür

Yapraklar gazel dökmüş, rüzgâr vurur sazına
Mevsim dönmüş kışa, var baharına yazına
Kader ilmek atmış bak Ali’nin boğazına
Kâinat buz keser de şu koca cihan üşür

Geliyor nazlı yârim, aksı süzülür suda
Bilmez ki garip başım bekliyor kör pusuda
Bülbül feryat edip takınır gamlı eda
Güle el değdikçe ah dalında diken üşür

Sarmış o yad elleri incecik yâr beline
Rüzgârlar meze olmuş zülfünün her teline
Değdikçe o çobanın gözü gonca gülüne
Bakmaya kıyılmayan o taze fidan üşür

Gözleri ceylan gibi, seker gider bayırda
Yürürler kol kolalar o yemyeşil çayırda
Ali’nin aklı şaşmış, şerde midir hayırda?
Gözyaşı sel olur da kirpikte mercan üşür

Elini uzatınca değer yârin tenine
Bilmez namlu bakıyor o alnının çatına
Azrail kılıncını bilemiş kefenine
Bilmeden gülüp geçen o gafil düşman üşür

Vursa yâri ölecek, vurmasa kendi yanar
Boşluğa düşüverir o an açılan kollar
Sığınacak yer arar bahtı karalı kullar
Çaresiz dert içinde aranan derman üşür

Gez ile göz arası biçilir bak bir ömür
Namlunun o deliği sanki kapkara kömür
Tek el silah sesiyle inleyen orman üşür
Toprağa düşen baştan yayılan o can üşür

Gidiyor kör boşluğa, ardına bakmaz civan
Ölümün şerbetine olur gönüllü revan
Dar gelir sinesine şu koca yalan cihan
Kefenin sarıldığı o cansız beden üşür

Anı (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Anı’yı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Anı
Neşir Tarihi: 16.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Melih Cevdet Anday (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[BENT]
Sofrada dumanı tüten şu ekmek
Bölerken utanır elim nedense
Zor gelir nefesi göğsüme çekmek
Sıradan bir sızı değil bu bence

Bir ana, saçını tararken kızın
Korkar incitmekten, okşar telini
Aklıma düşürür morarmış boğazın
İlmeğin sıktığı o son hâlini

Ne zaman göklerde bir kuş süzülse
Ruhumun üstüne gölgeler düşer
Bir kafes olur şu koca dünya
Ansızın içimi hatıran deşer

Eğilip bağlasam şu ayakkabımı
Elimde kördüğüm olur bağcık
Sızlatır aniden kendi boynumu
Boğazda daralan o ince ilmek

Sıcak ekmeği bölerken utanmak bundan
Mevsimler dönerken, saçım ağarırken
Benim her gün biraz daha yaşlanmam
Sizin hep gencecik kalmanız bundan

[ŞİİR, Melih Cevdet Anday]
Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Bütün sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma.

CÖNK II KUYI (Yeni Albüm, 2026)

📁 Kategori: Yeni İşler

Albümü dinlemek için tıklayın:
YouTubeSpotify
Albüm kitapçığı için tıklayın.
Şarkı sözleri tıklayın.


CÖNK serisinin ikinci albümü, CÖNK II KUYI neşredildi.

ŞARKI LİSTESİ:
01- Dervişin Mahnısı
02- Ey Mevsimler, Ey Şatolar
03- Küsmeyem mi Feleğe
04- Gel Gör Beni Aşk Neyledi
05- Attığımda O Oku
06- Arzumuzun Çağı
07- İbrahim
08- Firari
09- Açlık
10- Cesetler Destanı
11- Sabahtan Uğradım Ben Bir Fidana
12- Güzelim Bugün
13- Oruç Ayı Gitdi Yine

Albüm Adı: CÖNK II KUYI
Neşir Tarihi: 15.05.2026
Vokal: Özgür BAĞLIYALNIZ & Mine’l
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Şiirler: Fikrət Qoca, Rimbaud, Yunus Emre, Süleyman Çobanoğlu, Âsaf Hâlet Çelebi, Faruk Nafiz Çamlıbel, Erzurumlu Emrah, Stéphane Mallarmé, Üftâde Hazretleri
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Âdem İZ

Gel Gör Beni Aşk Neyledi (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Gel Gör Beni Aşk Neyledi’yi dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Gel Gör Beni Aşk Neyledi
Neşir Tarihi: 14.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Yunus Emre (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Yunus Emre]
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

[BENT]
Ben bir mamur şehir idim
Tahtım kurmuş, zahir idim
Kibir akan nehir idim
Gönlü viran eyledi aşk

Soydu beni libasımdan
Geçtim dünya hevesinden
Çıktım benlik kafesinden
Sırrı ayan eyledi aşk

Ağu kattı aşıma
Zehir sürdü döşüme
Bakıp kanlı yaşıma
Seyri seyran eyledi aşk

Yıktı gönül bendimi
Unuttum ben kendimi
Gözlerimin yaşını
Nuh’a tufan eyledi aşk

Neyleyim ben sarayı?
Bahtım giydi karayı
Can denen bu kaleyi
Yerle yeksan eyledi aşk

Çıktım göğün katına
Erdim lezzet tadına
O’nun güzel adına
Beni hayran eyledi aşk

Gördüm dünya boş imiş
Hayal imiş, düş imiş
Koyduğum bir baş imiş
Yola revan eyledi aşk

Deme Özgür’üm deme
Sitem etme âleme
Sırrım verme âdeme
Sözü yalan eyledi aşk

[ŞİİR, Yunus Emre]
Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette hâlim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
Ol yâri düşte görürüm
Uyanıp melûl olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Güzelim Bugün (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Güzelim Bugün’ü dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Güzelim Bugün
Neşir Tarihi: 11.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Stéphane Mallarmé (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Stéphane Mallarmé]
El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

[BENT]
El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün
Güneş secde eder, Ay selam durur
Kurulsun meclisler, başlasın düğün
Nazarım değdiği her yer kavrulur

Kıskanır yıldızlar, söner ferleri
Biz yürüdük, mevsim bahara döndü
Utanır dünyanın şaheserleri
Tarihin kandili bizle göründü

Kimiz biz? Tanrı’nın “Ol!” dediği
Kudret kaleminin son çizgisiyiz
Yusuf’un kuyuda hayal ettiği
O eşsiz rüyanın ta kendisiyiz

Bir afet-i devran, mülk-i şahane
Görenin aklını başından alır
Güzellik bizdedir, sözler bahane
Efsane dediğin bizden çoğalır

Kâinat gözünü dikmiş de bakar
Zamanı durduran iksir bizdedir
Bir bakışımız ki, dünyayı yakar!
Cennetin tapusu, o da bizdedir

Kokumuz Muhammed, özümüz haktır
O’nun aynasıdır parlayan yüzler
Alnımız açıktır, bahtımız paktır
Lal olur bizi tarif eden sözler

Suya aksimiz düştü, pınar arındı
Çağlayanlar bizle coştu, köpürdü
Ceylanlar seke seke durdu, bakındı
Zerafet dersini bizden götürdü

Rüzgâr saçımızı okşasa, eser
Yoksa yaprak bile kımıldamaz hiç
Ormanın o yeşil, zümrüt sabahı
Uyanmak için her teheccüc.

Kelebekler bizden öğrendi süsü
Arılar balını bizden devşirir
Dağıttık üstünden o gri pusu
Tabiat takvimi bizle değişir

Afrodit utandı, köpüğe döndü
Bizdeki cemâli görünce söndü
Eros’un okları tersine döndü
Aşkı kalbinden vurduk da geldik

Narkissos eğilip suya bakarken
Bizi gördü, unuttu kendi aksini
Apollon bıraktı o altın liri
Sanatın sırrını, çaldık da geldik

Prometheus ateşi bizden çaldı
Tanrılar o yüzden hayran kaldı
Görenler, cennetten rüya sandı
Hades’in buzunu kırdık da geldik

İskender cihana hâkim olsa da
Bizim önümüzde diz çöktü, şaştı
Kılıçlar kınında pas tuttu kaldı
Ordular haddini bizle aştı

Kanuni, “Muhibbi” mahlası ile
En yanık şiiri bize yazmıştır
Hürrem Sultan bile, o hırsı ile
Bizdeki edaya hayran kalmıştır

Şah Cihan, Tac Mahal taş yığınıdır
Bizim kalemizden harcı aldı
Babil’in o meşhur Asma Bahçesi
Gülünü, dalını bizden çaldı

Ne surlar dayandı, ne kale, burçlar
Fatih’in topları bizle gürledi
Çağ açıp, çağ kapar bu şen bakışlar
Mühürler fermanı bizle mühürledi

El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün
Kevser ırmağında yıkandık geldik
Bize hayran kaldı Huri ve Gılman
Cennet kapısını açtık da geldik

Süleyman mührünü bize bıraktı
Belkıs’ın tahtına çıktık da geldik
Hüdhüd kuşu bile bizden haberli
Kaf Dağı’nı aşıp, uçtuk da geldik

Ateşler yakmadı, olduk gülizar
İbrahim bağında açtık da geldik
İsmail teslimiyet hırkasın giymiş
Gökten inen koç olduk da geldik

Eyyüb’ün yarası bizle onuldu
O şifalı suyu içtik de geldik
Yunus’u deryada yutan o balık
Bizi gördü, yol verdi, geçtik de geldik

Asa-yı Musa’dır bizim duruşumuz
Kızıldeniz’leri yardık da geldik
Firavun korkudan titrerken o an
Tur Dağı’nda sırra erdik de geldik

Güzellik bir “Gizli Hazine” idi
Rabbin “Ol!” emriyle göründük bugün
Âlemlerin nuru, Resul aşkına
Kâinata rahmet, büründük bugün

[ŞİİR, Stéphane Mallarmé]
El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

kanatlı (Yeni Tekli, Mine’l)

📁 Kategori: Yeni İşler

kanatlı’yı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: kanatlı
Neşir Tarihi: 02.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı & Miksaj & Mastering: Âdem İZ
Sözler:

İn gökyüzünden, süzül yanıma
O ipek tüylerin değsin kanıma
Kon şu göğsüme, pençeni geçir
Beni o buluta al da bir içir

Önce gözlerimi öpüp de al sen
En derin bakışım seninle kalsın
Çıkar yuvasından o iki nuru
Görmesin kimseyi, bozsun huzuru

Sivri dudağınla kopar etimi
Parça parça götür bu servetimi
Doyur karnını sen, benim hazinem
Açılsın önünde o mor sinem

Her bir zerremizi taşı göklere
Dağılsın bedenim ırak yerlere
Hafifledim kuşça, yüküm kalmadı
Kimse benden böyle bir tat almadı

Kanadın olayım, çırpın durmadan
Yüksel o güneşe, bize sormadan
Yok oldum sayende, uçtum gidiyorum
Seni gaganda takip ediyorum

Attığımda O Oku (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Attığımda O Oku’yu dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Attığımda O Oku
Neşir Tarihi: 07.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Süleyman Çobanoğlu (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Süleyman Çobanoğlu]
Benden daha ne olur, yürür yalan söylerim
bir şey acır içimde, bu göğsüme ne kattın
sende noksan bulmadım, şu yerle gök yanarken
attığımda o oku, ben atmadım sen attın

Rab bu nasıl denizdir, yüzme bilen kuşu yok
içimde acır bir şey, bu göğsüme ne kattın
anlar gibi olmuştum, yetmiş üçte bir cuma
attığımda o oku, ben atmadım sen attın

Geçer gider hacegân, ve ahûlar ve zaman
acır bir şey içimde, bu göğsüme ne kattın
bilmem, değmişse bile ağa yahut karaya
attığımda o oku, ben atmadım sen attın.

[BENT]
Gez takıldı bak çileye
Vurdu neşter şu yaraya
Sokma beni hiç araya
Ben atmadım, Sen attın

Vakit sustu o eşikte
Sallanırım boş beşikte
Karanlıkta, bir ışıkta
Ben kalmadım, Sen attın

Lisan dönmez, harf yanar
Gönül dilsiz, dert kanar
Sükût içre koca pınar
Sözü benden Sen attın

Parmak bende emanet
Kiriş koptu nihayet
El durdu, bozuldu şest
Onu benden Sen attın

Hedef benim, nişan Sensin
Damardaki o kan Sensin
Ben değilim, atan Sensin
Beni benden Sen attın

Ne yay vardır ne parmak
Hem menzilsin hem de ok
Hüner değil çekip vurmak
Yay da Sensin, Sen attın

Ok vurdu mu vuranı hey
Kim kurdu bu devranı hey
Yıktın koca bir hanı hey
Yaydan beni Sen attın

ala gözlerini sevdiğim oğlan (Yeni Tekli, Mine’l)

📁 Kategori: Yeni İşler

ala gözlerini sevdiğim oğlan’ı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: ala gözlerini sevdiğim oğlan
Neşir Tarihi: 05.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı & Miksaj & Mastering: Âdem İZ
Sözler:

Ala gözlerini sevdiğim oğlan
Geçme bu yayladan avım olursun
Dudağım pınardır sularım yalan
İçersen bu zehri külüm olursun

Suna boylum deyip sarılma bana
Benim bu döşeğim dikenli taştır
Bir kere düşersen kara sevdama
Baharın kış olur ecelin yaştır

Eğil de suyumdan kana kana iç
Gözlerin kararır aklın dolanır
Teslim ol göğsüme kibrinden de geç
O tatlı canından miden bulanır

Sırma saçlarımı kement eyledim
İncecik boynuma saram mı seni
Tatlı canın bana kurban diledim
Kızıl kanlar ile karam mı seni

Zülüflerim tel tel yüzüne değer
Sanırsın meltemdir okşuyor seni
Bağladım aklını vurdum bir eyer
Soydum üstündeki o mağrur teni

Kar çökmeden yüce dağlar başına
Karanlık koynumda yitesin yiğit
Acımam gözünden akan yaşına
Şu serin toprağa bitesin yiğit

Ak gerdan üstünde terin kurumaz
Kıvranır durursun amanım yoktur
Mine’l’in vurduğu yara sarılmaz
Sineni delen o bakışım oktur

Cerenler dolaşır dağın düzünde
Sen düştün avcıya avazın bitik
Aşkı arıyordun benim yüzümde
Yırtıldı o gövden ruhun pırtık

Mine’l’im der hey bre aklı şaşkınlar
Döşümde çürüyen canı ne bilsin
Benim tuzağıma düşüp de yananlar
Kıpkızıl mermere kanı serilsin

Açlık (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Açlık’ı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Açlık
Neşir Tarihi: 04.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Arthur Rimbaud (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Rimbaud]
İştahımız var diyelim
Hep taş toprak mı yiyelim.
Soframda her zaman hava,
Demir, kömür ve de kaya!

Dönün açlıklarım, kemirin
Seslerin çimenini,
Kahkaha çiçeklerinin
Emin şen şakrak zehrini.

Yiyin, kırık çakıl bunlar,
Bunlar kilise taşları,
Eski tufanların çakılı şunlar,
Gri vadilere saçılmış somunlar.


Yemiş tavukları, yapraklar altında
Tükürüyor güzelim telekleri,
Tükürüyor ve haykırıyordu kurt:
Ben de perişanım tıpkı kurt gibi.

Yeşillikler, meyveler
Devşirilip toplanmayı bekliyor;
Ama çitler üstündeki örümcek
Yalnızca mor menekşeleri yiyor.

Süleyman’ın sunaklarında ben de
Uzanıp uyusam! kaynasam n’olur!
Koşuyor damlalar pasın üstünde
Cédron’a karışıyor.

Ve sonra, ey mutluluk, ey us,
gökyüzünden laciverdi ayırdım,
çünkü lacivert karaya girer
ve yaşadım katkısız ışığın altın kıvılcımını.
Seve seve, soytarı
ve olabildiğince şaşkın bir kalıba giriyordum.


Bulundu yeni baştan!
Ne? Sonsuz olan
Denizdir karışan
Güneşe.

Gönlüne kulak ver
Sonsuz ruhum sen
Yalnız geceye ve
Ateşli güne rağmen.

Seçim meçimmiş,
Dayanışma falan!..
Boş ver bunları
Haydi havalan…

Yok orda umut
Kurtuluş bir tek;
Bekle bilimi,
Ceza gelecek.

Yarını unutunuz
Atlastan korlar.
Görev olmalı
Bütün arzunuz.

Bulundu yeni baştan!
Ne? – Sonsuz olan.
Denizdir karışan
Güneşe.

[BENT]
Güneş bir tepsi
Erimiş bakır
Delirdi hepsi
Gözlerim çakır

Taşları sökün
Manastır yansın
Üstüme dökün
Ruhum yıkansın

Tükürdüm kine
Döndüm ilk dine
O siyah kurdu
Aldım içime

Bulundu o sır
Koptu fırtına
Binlerce asır
Bindi sırtıma

Emzirdim akrebi
Kuruttum şarabı
Tükürdüm güneşi
Söndürdüm ateşi

Bulundu! Bulundu!
Zaman bir oyundu
Onundu bunundu
Bu akıl kimindi

Beynim bir kovan
Vızıldar her an
Eriyor sular
Koptu bu yular

Dişimde kumlar
Zehir tohumlar
Karışsın sulara
Ruhumdaki yara

Çiçek istemem
Böcek istemem
Bana köz gerek
Yanık söz gerek

Kırıldı büstüm
Silindi ismim
Gök kubbe çöksün
İçini döksün

Et bana haram
Kemiği atın
Kanıyor yaram
Tuzuna banın

Kanat yok, uçtum
Boşluğa düştüm
Artık sonsuzum
Gayri tuz buzum

Yensin taş, yensin kil
Tutulsun artık şu garip dil