Ali (Yeni Tekli)

Ali’yi dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Ali
Neşir Tarihi: 18.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Faruk Nafiz Çamlıbel (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Faruk Nafiz Çamlıbel]
Namluya dayanır yola dalarsın
Duruşun bakışın yaman be Ali
Boşuna tetiği ne kurcalarsın
Var daha ateşe zaman be Ali

Yıllanmış bir çınar pusuluk yerin
Neredeyse gelecek beklediklerin
Var iki atımlık canı kederin
Desene işleri duman be Ali
O’nu sen büyüt de söğüt boyunca
Kendini ellere versin o gonca
Sözüne kanmadın bunu duyunca
Gönlündü gözünü yuman be Ali

Geldiler beklenen çiftler ormana
Duruyor iki genç ne hoş yanyana
Bir kurşun kadına bir de çobana
Çınlasın yıllarca orman be Ali
Görünce uzanmış yar kucağına
Boynunu dolamış zülfü bağına
Kurşunu kahpeye atacağına
Kendine çevirdin aman be Ali

[BENT]
Mavzerin o kundağı yaslanır garip döşe
Alevden bir zehir ki sinmiş kor ateşe
Güneş küsüp de gitmiş, şu karanlık kör köşe
Gölgenin düştüğü yer, pusudaki yan üşür

Çökmüş dağın ardına, kalkmaz o kara duman
Geçmek bilmez saniye, durmuş sanki zaman
Nefes alsan duyulur, hâlin öyle yaman
Dişlerini sıkarken damaktaki kan üşür

Yapraklar gazel dökmüş, rüzgâr vurur sazına
Mevsim dönmüş kışa, var baharına yazına
Kader ilmek atmış bak Ali’nin boğazına
Kâinat buz keser de şu koca cihan üşür

Geliyor nazlı yârim, aksı süzülür suda
Bilmez ki garip başım bekliyor kör pusuda
Bülbül feryat edip takınır gamlı eda
Güle el değdikçe ah dalında diken üşür

Sarmış o yad elleri incecik yâr beline
Rüzgârlar meze olmuş zülfünün her teline
Değdikçe o çobanın gözü gonca gülüne
Bakmaya kıyılmayan o taze fidan üşür

Gözleri ceylan gibi, seker gider bayırda
Yürürler kol kolalar o yemyeşil çayırda
Ali’nin aklı şaşmış, şerde midir hayırda?
Gözyaşı sel olur da kirpikte mercan üşür

Elini uzatınca değer yârin tenine
Bilmez namlu bakıyor o alnının çatına
Azrail kılıncını bilemiş kefenine
Bilmeden gülüp geçen o gafil düşman üşür

Vursa yâri ölecek, vurmasa kendi yanar
Boşluğa düşüverir o an açılan kollar
Sığınacak yer arar bahtı karalı kullar
Çaresiz dert içinde aranan derman üşür

Gez ile göz arası biçilir bak bir ömür
Namlunun o deliği sanki kapkara kömür
Tek el silah sesiyle inleyen orman üşür
Toprağa düşen baştan yayılan o can üşür

Gidiyor kör boşluğa, ardına bakmaz civan
Ölümün şerbetine olur gönüllü revan
Dar gelir sinesine şu koca yalan cihan
Kefenin sarıldığı o cansız beden üşür

İktibas Kartı

▼

Bir yanıt yazın