Açlık’ı dinlemek için tıklayınız:
Tekli Adı: Açlık
Neşir Tarihi: 04.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Arthur Rimbaud (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:
[ŞİİR, Rimbaud]
İştahımız var diyelim
Hep taş toprak mı yiyelim.
Soframda her zaman hava,
Demir, kömür ve de kaya!
Dönün açlıklarım, kemirin
Seslerin çimenini,
Kahkaha çiçeklerinin
Emin şen şakrak zehrini.
Yiyin, kırık çakıl bunlar,
Bunlar kilise taşları,
Eski tufanların çakılı şunlar,
Gri vadilere saçılmış somunlar.
Yemiş tavukları, yapraklar altında
Tükürüyor güzelim telekleri,
Tükürüyor ve haykırıyordu kurt:
Ben de perişanım tıpkı kurt gibi.
Yeşillikler, meyveler
Devşirilip toplanmayı bekliyor;
Ama çitler üstündeki örümcek
Yalnızca mor menekşeleri yiyor.
Süleyman’ın sunaklarında ben de
Uzanıp uyusam! kaynasam n’olur!
Koşuyor damlalar pasın üstünde
Cédron’a karışıyor.
Ve sonra, ey mutluluk, ey us,
gökyüzünden laciverdi ayırdım,
çünkü lacivert karaya girer
ve yaşadım katkısız ışığın altın kıvılcımını.
Seve seve, soytarı
ve olabildiğince şaşkın bir kalıba giriyordum.
Bulundu yeni baştan!
Ne? Sonsuz olan
Denizdir karışan
Güneşe.
Gönlüne kulak ver
Sonsuz ruhum sen
Yalnız geceye ve
Ateşli güne rağmen.
Seçim meçimmiş,
Dayanışma falan!..
Boş ver bunları
Haydi havalan…
Yok orda umut
Kurtuluş bir tek;
Bekle bilimi,
Ceza gelecek.
Yarını unutunuz
Atlastan korlar.
Görev olmalı
Bütün arzunuz.
Bulundu yeni baştan!
Ne? – Sonsuz olan.
Denizdir karışan
Güneşe.
[BENT]
Güneş bir tepsi
Erimiş bakır
Delirdi hepsi
Gözlerim çakır
Taşları sökün
Manastır yansın
Üstüme dökün
Ruhum yıkansın
Tükürdüm kine
Döndüm ilk dine
O siyah kurdu
Aldım içime
Bulundu o sır
Koptu fırtına
Binlerce asır
Bindi sırtıma
Emzirdim akrebi
Kuruttum şarabı
Tükürdüm güneşi
Söndürdüm ateşi
Bulundu! Bulundu!
Zaman bir oyundu
Onundu bunundu
Bu akıl kimindi
Beynim bir kovan
Vızıldar her an
Eriyor sular
Koptu bu yular
Dişimde kumlar
Zehir tohumlar
Karışsın sulara
Ruhumdaki yara
Çiçek istemem
Böcek istemem
Bana köz gerek
Yanık söz gerek
Kırıldı büstüm
Silindi ismim
Gök kubbe çöksün
İçini döksün
Et bana haram
Kemiği atın
Kanıyor yaram
Tuzuna banın
Kanat yok, uçtum
Boşluğa düştüm
Artık sonsuzum
Gayri tuz buzum
Yensin taş, yensin kil
Tutulsun artık şu garip dil
