Dip Ses #7: Masadaki Çayın Dumanı ☕

Anahtar deliğe girdi. 🔑 Hani paslanmış kilitlerde o zorlanma, o metalin metale sürtme sesi olur ya… Olmadı. Yağ gibi kaydı içeri. Sanki… Sanki her gün açılıyormuş gibi.

Kapıyı ittim. Beklediğim şey; yüzüme çarpacak o kesif toz kokusu, havasızlık, örümcek ağları ve boş duvarlardı. Çünkü kapıcı “Aylardır giren çıkan yok.” demişti. Emlakçı “Boş.” demişti.

Yanılmışlar. Hepsi yanılmış.

İçerisi… İçerisi yasemin ve dağ kekiği kokuyordu. 🌸🌿 Benim parfümüm. Ama ben sıkmayalı aylar oldu, şişesi bitmişti.

Ayakkabılarımı çıkarmadan, nefesimi tutarak salona doğru yürüdüm. Parkeler gıcırdamadı bile. Ev, adımlarımı tanıyor gibiydi. Ve sonra onu gördüm.

Salonun ortasında tek bir berjer koltuk. Yanında küçük, ahşap bir sehpa. Ve sehpanın üzerinde bir bardak çay. Kekik çayı. ☕

Dondum kaldım. Gözlerim beni yanıltıyor olabilir mi diye yaklaştım. Hayır, yanılsama değil. Bardağın üzerinden incecik, narin bir buhar yükseliyor.

Elimi uzattım. Parmak uçlarım bardağa değdi. Sıcaktı. Ilımış değil, kaynar değil. Tam içimlik. Taze.

Biri buradaydı. Hayır, “biri” değil. Ben kapıyı açmadan sadece on saniye önce, biri bu koltukta oturmuş, bu çayı demlemiş ve bu pencereden dışarıyı izliyordu. Ama bu dairenin başka çıkışı yok. Pencereler kilitli. Kimse yanımdan geçip gitmedi.

Başımı çevirdim. Koltuğun üzerindeki minderde bir çöküntü var. Biri oturmuş, kalkmış. İz daha taze. Ve yerde… Yerde bir not defteri duruyor. 📓 Benim şarkı sözü defterimin aynısı. Siyah kapaklı, kenarı yırtık. Eğildim, titreyen ellerimle defteri aldım.

Sayfalar dolu. Benim el yazım. Ama yazdıklarım… Onları hatırlamıyorum. Son sayfada, mürekkebi daha kurumamış tek bir cümle var:

“Mine’l, sakın arkanı dönme. Ben henüz çıkmadım.” 👁️

Arkamı dönemiyorum. Ensemde bir nefes var mı yok mu emin değilim. Bu yazıyı telefonumdan, o odanın ortasında, elimde o sıcak çay bardağıyla yazıyorum.

Çünkü dönüp bakarsam… Ve orada kendimi görürsem… İşte o zaman delilik, bir varsayım olmaktan çıkacak.

Mine’l.
(Dip Ses’e Dipnot: Çaydan bir yudum aldım. Ballı. 🍯 Ben çayı şekersiz içerim. Ama o… O, zehri bile tatlı veriyor insana. İçiyorum. Şifa niyetine… 💫)

Dip Ses #7: Masadaki Çayın Dumanı ☕” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın