Hoca’nın mutadı iftardan sonra muhtasaran akşam namazını kılıp taam edermiş. Bir akşam iftara çağırmışlar. Mürettep olarak imama tenbihat-ı lazımeyi vermişler. İmam tecvide son derece riayetle kelimeleri uzatarak Sure-i Fatiha’yı okumuş. Hoca iyice öfkelenmiş. Tam Fatiha bitip de imam “Yâsin” deyince Hoca “Alimallah tahammül edemem; her şeyin bir sırası var” diye cemaatten feragat ederek münferiden kılmak üzere saftan geri çekilmiş. İmam: “Ve’l-Kur’an-ı Hakîm… Allahu Ekber!” diye rükûa eğilince: “Bak! Buna diyecek yok” diyerek çabucak tekrar iktida etmiştir.









Bayrak hadisesinin ardından Yzb. Andre şehri gezmeye çıkar. Nakıp Caminin musalla taşında uzanmakta olan Aşıklıoğlu Hüseyin’in yanından geçerken kendisine aldırmamasına şaşırır. Birkaç defa tekrar geçer durum aynıdır. Aralarında uzunca bir konuşma geçer. Konuşmanın bir kısmı şöyledir: