Yiyin Efendiler’i dinlemek için tıklayınız:
Tekli Adı: Yiyin Efendiler
Neşir Tarihi: 02.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Tevfik Fikret (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:
[1. BENT]
Buyurun beyler, ağalar
Yiyin tıksırana kadar
Hem kalırsa tabakta
Sonra arkanızdan ağlar
Bakın bu hanlar sizin
Bu kanlı akşam sizin
Tıksırın da patlayın
Saltanat, saray sizin
Ağzınızdan yağ akıyor
Ses geliyor şapır şupur
Önlerinize serilmiş bak
Mülk-ü devlet gıcır gıcır
[ŞİİR, Tevfik Fikret]
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…
Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
[2. BENT]
Nimet size müftehir
Bal yerine bu zehir
Hakkıdır gazanızın
Yansın arkada şehir
Haramı bal eyleyip
Helali el belleyip
Sırtımıza binenler
Gezerler el sallayıp
Efendiler, buyurun
Karnınızı doyurun
Millet can çekişirken
Siz de hüküm buyurun
Kavi mide, sıcak aş
Gözünüzde yok bir yaş
Atıştırın beyler hey
Sönmeden şu son ateş
Helal haram seçmeyin
Soğuk sular içmeyin
Ekin sanıp milleti
Orak vurup biçmeyin
Sadabad’da lale var
Şimdi sarayda ne var?
O gün helva çekenler
Bugün ejder meyve yer
Dün onlar yedi bitti
Bugün sıra sizdedir
Boşalmış devlet küpü
Hakkınızdır, helaldir
Damat Ferit mühürlü
İngiliz’le sihirli
Bugün yerli görünüp
Toprak satar o yerli
Fetva verir efendi
Padişaha kul olur
İşine öyle gelende
Faiz de helal olur
Ot bitmesin burada
Çöl kalsın o gelene
Senden sonra tufandır
Elbet haktır bu sana
Hazmı zordur gururun
Dibi tozlu bu nurun
İntikamı bekliyor
Başında o çukurun
Bal tutan yalar dendi
Meşru oldu haramlar
Millet de ortak sanki
Bu düzen böyle gider
Yiyin efendiler hey!
Bu et ne de tatlıdır
Bilmezsiniz o yenen
Kendi evlâdınızdır
Garson dikildi başa
Hesap kondu masaya
Para geçmez burada
Can koyun şu tabağa
[ŞİİR, Tevfik Fikret]
Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı can-fezâ sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa: mâlini
Vücûdunu, hayâtını, ümidini, hayâlini
Bütün ferâğ-ı hâlini, olanca şevk-ı bâlini.
Hemen yutun düşünmeyin harâmını, helâlini…
Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-nevâ sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
