Şark-Garp

“Esrar!
Tevekkül!
Kısmet!
Kafes, han, kervan,
Şadırvan!
Gümüş, tepsilerde rakseden sultan!
Mihrace, padişah,
bin bir yaşında bir şah.
Minarelerden sallanıyor sedef nalınlar,
burunları kınalı kadınlar ayaklarıyla gergef dokuyor
Rüzgarlarda yeşil sakallı imamlar ezan okuyor!”
İşte frenk şairinin gördüğü şark!
İşte dakikada 1.000.000 basılan kitapların şarkı!
Lakin
ne dün
ne bugün
ne yarın
böyle bir şark yoktu, olmayacak!
Şark
üstünde çıplak esirlerin aç geberdiği toprak!
Şarklıdan başka herkesin
Orta malı olan memleket!
Açlığın kıtlıktan öldüğü diyar!
Ağzına kadar buğdayla dolu ambar!
Avrupa’nın ambarı!
Asya!
Amerikan dretnotlarının tel direklerine
senin Çinlilerin uzun saçlarından sarı mumlar gibi asıyorlar kendilerini!
Himalaya’nın en yüksek en dik en karlı tepesinde
Britanya zabitleri cazbant çaldırıyorlar,
kara tırnaklı ayaklarını daldırıyorlar,
Paryaların beyaz dişli ölülerini attığı Ganj’a.
Anadolu baştan başa Armistrong’un talim meydanı oldu.
Asya’nın bağrı doldu.
Şark yutmayacak artık.
Bıktık be bıktık.
İçinizden biri can verebilse bile
açlıktan ölen öküzümüze,
burjuvaysa eğer
gözükmesin gözümüze.
Hatta sen
sen Piyer Loti.
Sarı muşamba derilerimizden
birbirimize geçen
tifüsün biti
senden daha yakındır bize
Fransız zabiti.
Fransız zabiti sen,
o üzüm gözlü Azade’yi
bir orospudan
daha çabuk unuttun.
Kalbimize diktiğin
Azade’nin taşını
bir tahta hedef gibi topa tuttun.
Bilmeyenler
bilsin:
sen bir şarlatandan başka bir şey değilsin.
Şarlatan!..
Çürük Fransız kumaşlarını
yüzde beş yüz ihtikarla şarka satan
Piyer Loti!
Ne domuz bir burjuvaymışsın meğer…
Maddeden ayrı ruha inansaydım eğer,
şarkın kurtulduğu gün
senin ruhunu
köprü başında çarmıha gerer
karşısında cıgara içerdim.
Ben elimi size verdim
Size verdik biz elimizi
kucaklayın bizi
Avrupa’nın san-külotları
Sürelim yan yana bindiğimiz al atları.
Menzil yakın
Bakın
Kurtuluş günü artık sayılı
Önümüzde, Şarkın gelecek isyan yılı
Bize kanlı mendilini sallıyor.
Al atlarımız imperyalizmin göbeğini nallıyor.

Nâzım Hikmet
Aydınlık Dergisi, Teşrinisani (Kasım) 1924 tarihli 27. sayı

sakarya-muharebesi-tsk-arsivi-11
Millî Mücadele Dönemi’nde (Sakarya Meydan Muharebesi, 1921) cephe gerisinde mühimmat tasnif eden ve orduya destek sağlayan Türk çocukları. [Kaynak: Türk Tarih Kurumu / Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi]

İktibas Kartı

▼

Bir yanıt yazın