BİZANS’A YOLCULUK
I
Yaşlılara göre değil bu ülke. Gençler
Birbirlerinin kollarında, ağaçlarda kuşlar
-O ölen kuşlar- türkülerinde,
Som balığı dolu dereler, uskumru taşan denizler,
Balık, et, kuş yaz boyunca
Edinilmiş, doğmuş ve ölen ne varsa, övmekte.
Hepsi o duyusal ezgiye kapılmış
Yaşlanmak bilmeyen aklın anıtlarına kayıtsız.
II
Değersiz bir şeydir kocamış insan,
Sırığa geçirilmiş bir paçavra, ola ki,
Ruh el çırpıp türkü söylesin, daha gür söylesin
O ölümlü giysideki her yırtık için,
Ama türkü söylemeyi öğreten okullar yok
Kendi görkeminin anıtlarını incelemekten öte;
Ben de bu yüzden denizleri aşıp geldim
Bu kutsal bizans şehrine.
III
Ey tanrının kutsal ateşinde, bir duvarın
Altın mozayığındaymış gibi duran bilgeler,
Çıkın o ateşten, dönün halka olup çevremde,
Türküler öğretin ruhuma, yakıp
Kül edin kalbimi, istekleriyle hasta,
Ölen bir hayvanın gövdesinde
Ne olduğunu bilmeyen; alın götürün beni
Sonsuzluğun ustalığına.
IV
Bir kez doğadan sıyrılsam, bir daha
Doğal bir biçim almayacak bedenim,
Yunan kuyumcularının uyuklayan İmparatoru
Uyanık tutmak için dövme altın
Ve altın varaktan yaptıkları biçimlerden başka;
Ya da altın bir dala kondurdukları kuştan,
Bizans’ın hanımlarıyla beylerine
Dünün, bugünün ve yarının öyküsünü şakıyan.
1927
Mütercim: Cevat Çapan
Çağdaş İngiliz Şiiri Antolojisi, Adam Yay., 1985, s. 33-34

Geri bildirim: İHTİYARLAR BİZANS’A