Güzel Gençlik
Sazlıklar arasında onca zaman yatmış bir kızın ağzı,
nasıl da kemirilmiş duruyordu öyle.
Göğüs kafesi kırılıp da yarıldığında, delik deşikti yemek borusu.
En nihayetinde, diyaframının altındaki o loş çardakta,
bir yavru sıçan yuvası bulundu.
Cansız seriliydi aralarında bir küçük kız kardeş.
Ciğerle, böbrekle semiriyordu ötekiler,
soğumuş kanı yudumluyor,
ve işte şuracıkta, güzel mi güzel bir gençlik sürüyorlardı.
Derken güzel ve apansız çıkageldi ölümleri de:
Tutup da hepsini fırlatıp attılar suya.
Ah, nasıl da ciyak ciyaktı o minnacık burunlar!
Mütercim: Özgür BAĞLIYALNIZ
Gottfried Benn
Der Mund eines Mädchens, das lange im Schilf gelegen hatte,
sah so angeknabbert aus.
Als man die Brust aufbrach, war die Speiseröhre so löcherig.
Schließlich in einer Laube unter dem Zwerchfell
fand man ein Nest von jungen Ratten.
Ein kleines Schwesterchen lag tot.
Die andern lebten von Leber und Niere,
tranken das kalte Blut und hatten
hier eine schöne Jugend verlebt.
Und schön und schnell kam auch ihr Tod:
Man warf sie allesamt ins Wasser.
Ach, wie die kleinen Schnauzen quietschten!
1912
Schöne Jugend

Bu şiir, Gottfried Benn’in 1912 yılında neşrettiği ve dönemin Alman edebiyatında bir şok etkisi yaratan Morgue und andere Gedichte (Morg ve Diğer Şiirler) adlı ilk şiir derlemesinin en ünlü eserlerinden biridir. Asıl mesleği doktorluk ve patoloji uzmanlığı olan Benn, bu derlemedeki şiirlerinde mesleki tecrübelerini sanata taşımıştır. Şiirin her mısrasına sinen soğukkanlı, histen arınmış ve âdeta bir “otopsi raporu” okuyormuş hissi veren ton, şairin bu klinik bakış açısından kaynaklanır.
Şiirin en sarsıcı yanı, “Güzel Gençlik” (Schöne Jugend) başlığı ile sunduğu grotesk muhteva arasındaki uçurumdur. Okuyucu başlığa bakarak romantik, taze ve umut dolu bir ilkgençlik tasviri beklerken; şiirdeki “güzel gençliğin” boğulmuş bir kız çocuğuna değil, onun cesedi içinde, ciğer ve böbreklerle beslenerek büyüyen bir yavru sıçan sürüsüne ait olduğu ortaya çıkar. Benn, insanın trajedisini tabiatın acımasız ve kayıtsız döngüsü içinde sıfırlar.
Şiirin açılışında yer alan “sazlıklar arasında yatan kız” imgesi, Batı edebiyatının ve resminin en popüler romantik motiflerinden biri olan Shakespeare’in trajik karakteri Ophelia’ya bir göndermedir. Ancak Benn, bu romantik intihar tablosunu parçalar. Suya karışan zarif bir trajedi yerine; kemirilmiş bir ağız, delik deşik olmuş bir yemek borusu ve diyafram altında yuvalanmış kemirgenlerle dolu çürüyen bir et yığını sunar. Güzellik, yerini tiksintiye ve çürümeye bırakır.
Benn’in bu şiiri, Alman Ekspresyonizminin en sivri emsallerindendir. Burjuvazinin estetik ve ahlaki değerlerine karşı takınılan isyankâr tutum, tabu sayılan iğrençliklerin estetize edilmeden, en çiğ hâliyle (soğumuş kanı yudumlayan sıçanlar, suya fırlatılıp boğulan yavruların ciyaklaması) okura sunulmasıyla kendini gösterir.