Dursun Kaptan Batum’dan, avare etti kalkti,
Şişurdi yelkenleri, cigarasuni yakti.
Pupa yelken giderken, küpeşteye yaslandi,
Dursun Kaptan’i görsan, sanursun bi aslandi.
Taka, yükli cephane, Tirabizon’a varacak.
Düşmana rast gelursa, takayi baturacak.
Vardiyadan bağirdi: Dursun Kaptan bir duman,
Uşaklar hep alesta! Ne diyecek kahraman?
Kaptan aldi aynayi, dediki Gülcemal’dur.
Bir horon edeceuk, kemaniçeyi kaldur.
Gideruk yali yali, tutaruk Makriyali.
Kemeri bordaladuk, vur kemançeyi Ali.
Piryos çakayi piryos selam olsun Rizeye.
Ellibeş sefer ettuk, Kuvveyi Milliyeye.
Of, Sürmene, Arakli, yanaştuk Tirabizon’a.
İstiklal savaşina da çalistuk kana kana.
Dursun Kaptan takasıyla Kuvva-yı Milliye’ye cephane taşır. Batum’dan Trabzon’a doğru yola çıkar. O sıralar denizlerimizde düşman gemileri kol gezmektedir. Nöbet yerinden, bir geminin dumanı görüldüğü bildirilir. Görülen gemi düşman gemisi ise takayı ele geçirmemeleri için taka yan yatırılacaktır. Bu ameliye için Kuvvacı denizcilerimiz alesta yani hazır vaziyettedirler.
Dursun Kaptan aynayı (yani dürbünü) gözüne götürür, bakar ve düşman gemisi olduğundan kuşkulanılan gemiyi tanır: Gülcemal.
