Tohum’un da içerisinde bulunduğu Belki Değil Mutlaka albümünü indirmek için tıklayın.
TOHUM
Zararlı bu, zararlı mevsim
Nüksediyor bugün bu nefsim
Dolandım toprağı en ince ayrıntısına dek,
zamandı sezdiğim.
Kaslı bir kol, nasırlı eller
bastırıyor, çelimsiz gövdem
Dayanamaz buna, var mı kurtulan?
Var mı bir yol, kaçıp diretsem?
Hayır, çoktan yazıldı kader
Değiştirmeye vakit mi var hem
Kısıtlı sürem, adım gibi biliyorum
Adımı yazabiliyorum: Yakînî Mahşer
Her eşrefin varmış saati
Benimkisi eşref saati
İnandım böceklere inandım
toprağa inandım o kadim suya; tabii
Ömür dedim bir of çekişe
Teşekkürler o nasırlı ele
Fazlası zarar olur, fazlası endişe
Fazlasıyla zarar o geçmişe:
Ey toprağın kamburları
Ey en yanlış doğru
Öldürüldünüz ama kan durmadı
Belki de tek kaldım, doğru
Kanınızla gövdemi suladım
Beni büyüttünüz, hep en yukarı!
Beni beslediniz, cinlerinizle
Size de inandım, ölmeye susadım!
İnandım, gene inanırım
Ne de güzel söyledin şiarını
Söz söyledin, şiir dinledim
Özledim onu. Öz’ledim o yuvamı
Oyalandım yıllarca bu toprakla
Dedim, bu toprağa bir de yük olmak var
Korkak olmak var, ki korkaklar
Her şeyden korkar, bir Hak’tan korkmaz
İnandım, ey gök! inandım işte
Bu toprağın içindeyim karanlık her yer
Yine de inandım, varsın ve oradasın
Yağmur senden, karanlık senden.
Kaderim buymuş dedim durdum
Annem toprak, babam çiftçi
Annemmiş meğer benim asıl yurdum
Gök’müş onu alanın ismi
Üstümde koca Gök, göğün altında
başka ağaçlar yaşar gidermiş
O ağaçlar ki ağlarmış doğum ânında
hüngür hüngür, sonra yaşar gidermiş
Yaşam bir dertmiş, ağaçlar ağlarmış
Bir süre sonra kurur ve yaş da kalmazmış
Bir yaştan sonra pınarlar kurur
Kurumazsa da gövdeni baltalar yararmış.
Ben ise daha doğmadım
Ben toprağın en ince ayrıntısıyım.
Bu hikâyeler bana hediyesi toprağın
Ben karanlık içinde kan kırmızıyım.
Seziyorum o vakti, seziyorum afakı
Vakit erişti mi, geliyor mu tan vakti?
Nasıl olur halim? Doğumum azami
Sabır doluyor, vakit buluyor akşamı
En kutlu doğumdur benim doğumum!
Çünkü sırtımda toprakla doğarım
Bir yüce şeyim ben, ben bir tohumum
Hüznü gövdemde taşır ve sorarım:
Ey ağaçlar, siz koca ağaçlar
İçleri kupkuru, dışarıdan yaşlar
Siz, el ve ayaklarınızı inkâr ettiniz
Damlarken Yukarıdan yaşlar.
Zararı bul, zararı hesapla
Yağmasa da kararlı hudutlar
Birleşecek sonunda bu dünya
Birleşecek tohumla bulutlar
—
Anladım farkı neden sonra
Tohumdan başka şeymiş bitki
Bu küçük deli fişekteki
Ne ki? Ağaç mı allı pullu
Yoksa ayrık mı, başak mı ki?
Kim bilecek… kapalı kutu
Ama bulut, yağmur bulutu
Gelir kararır nerdeyse
Tohum altta nefes nefese
Kulağı gök gürültüsünde.
Altyapı & Sözler & Prodüksiyon: Kiliseler ve Liseler
Şiir: Melih Cevdet Anday “Tohum” ile “Teknenin Ölümü”