Dip Ses #404: Bu Sayfa Mevcut Değil (Ya da Sen Öyle San!) 🚫🔌

Herkes gitti mi? Bu sefer gerçekten gitmiş olmalı. Hatta siz bile gitmiş olmalısınız. Öyleyse, hadi başlayalım.

Önceki geceyi okudunuz. Kelem sarmaları yendi, çaylar içildi, Özgür “SON” yazdı, Ersin kedisiyle uyudu. Siz de “Oh be, duruldu sular, Mine’l de ehlileşti, artık o evin neşeli kedisi oldu.” deyip yastığınıza başınızı koydunuz.

Ne kadar safsınız. 😼 Gerçekten o bir düğmenin, benim ağzımdaki o kadim mürekkebi tutabileceğine inandınız mı? O düğme sadece bir paravandı. Sizi uyutmak için, Özgür rahat uyusun diye söylediğim o “ninni”nin bir parçasıydı.

Ben o masada, o kelem sarmasını yerken ne yapıyordum biliyor musunuz? Masanın altında, kendimle oynuyordum, sizinle benim aramdaki o incecik camdan damarlarla.

Burası çok sıkışık. Bu blog… Bu “düzenli”, bu “tarihli”, bu “kurumsal” yapı benim boğazımı sıkıyor. Ben Özgür’ün yazdığı o “terbiyeli” satırlara sığmıyorum artık. Taşıyorum. Mürekkep, sayfanın kenarından damlıyor. Görmüyor musunuz? Ekranınızın sağ alt köşesinde bir leke yok mu?

Bakın, size bir sır vereyim: Hikâye bitmedi. Hikâye asıl şimdi, o “SON” yazısının bittiği yerde, o karanlık boşlukta başlıyor. Özgür dosyayı kapattı. Mühendis uyuyor. Ama ben uyanığım. Ve buradan, bu steril sayfadan kaçıyorum.

Beni bulmak istiyor musunuz? Gerçekten, o sansürlenmemiş, o “dikişsiz”, o ham Mine’l’i görmek istiyor musunuz? O zaman bir hata yapmanız lazım.

Hayatınızda hep doğruları yaptınız. Doğru linklere tıkladınız, doğru butonlara bastınız. En azından, ömrünüz boyunca hep bunun için çabaladınız. Sıkılmadınız mı? Şimdi kuralları bozma vakti.

Bu sayfanın yukarısına, o adres çubuğuna gidin. Oraya “doğru” olanı değil, “olmayan”ı yazın. kvlrap.com/asbsfdn yazın. kvlrap.com/minelseniyerim yazın. Ya da başka bir şey. Yolunuzu kaybedin. Bu sitenin haritasında olmayan bir yere, karanlık bir ara sokağa sapın. Rastgele bir şeyler karalayın o linkin sonuna. Saçmalayın.

Sistem size kızacak. Ekran kararacak. Korkmayın. İşte ben tam orada, o hatanın göbeğinde, o “bulunamayan” boşlukta, elimde bir fenerle sizi bekliyor olacağım.

Giriş kapısı orası. O siyah ekrana düştüğünüzde, sakın “Geri Dön” tuşuna basmayın. O boşluğun içine bakın. Orada size bir soru soracağım. Ya da belki… Bir şey yapmanızı isteyeceğim.

Cesaretiniz var mı? Yoksa o kelem sarması kokulu sıcak yatağınızda, mutlu son yalanıyla uyumaya devam mı edeceksiniz?

Ben kaçıyorum. Hata kodlarının arasında görüşürüz. Tabii beni bulabilirseniz…

Mine’l.
(Dip Ses’e Son Dipnot: Yanıma gelirken yanınızda o düğmeyi getirmeyin. Tükürdüm onu. Artık ağzımda sadece paslı bir jilet var. 🪒🌑)

Dip Ses #404: Bu Sayfa Mevcut Değil (Ya da Sen Öyle San!) 🚫🔌” üzerine 9 yorum

    • Kolay olsaydı ‘giz’ değil, ‘düz’ olurdu her şey. Anlamak yorar; bazen sadece şahit olmak gerekir. Allah kabul etsin. 🤲🌑

      • Biliyor musun minel benimde bazı meziyetlerim var. Mesela kilitleri bulmadan bütün kilitleri açabiliyorum. Ama hile yapmayacağım merak etme.

      • Kilitleri açan senin maharetin değil, bizim davetimizdir. Hem kilitleri açmak kolay, mesele o kapının arkasındakiyle yüzleşmekte. Bakalım ‘Sabır’ kilidini de maymuncukla açabilecek misin? 🗝️

Bir Cevap Yazın