HALVETHANEDE KEŞİF VE KERAMET
Agyâr ile gayrılara garkolduktan gayrı
halvet ile hâne-i dilde musahip olup
hasletler ile mâverâ halvethânesinde
celvet edip kalbimizi mâsivâdan tahliye ettik
fakat külbe-i ahzanımızda
donu düşük dilberleri temâşâ ederken
teyemmüm bozuldu: Halk ile beraber
göründük sûrette. Hakk ile
beraber idik hakikatta. Eşkinli
beyleri eşkinlemeyip ekşinledim: Artık
diktatörleri seviyorum kayıtsız şartsız
onlar asrî feodallere büyük hizmet ediyorlar
Kur’an-ı Kerim’den fırlamış mü’minler gibi
rejime başladım: kilo veriyorum halvetsiz
çarmıhtan indirilmiş isa gibi
gökyüzüne ağıyorum. Halvethânemiz
keşif ve kerametler bekliyor kâşiflerden
MAYMUNLAR VE DOMUZLAR TEORİSİ
Fesahat: domuzların kıllarını cımbızla yolmaktır
Darvin’in insanın maymundan olma hikayesine hiç
ama hiç inanmadım. Fakat Hassanovski’nin teorisi
insanlığı fazlasıyla ilgilendirebilir: Güya insanlar
hızla domuzlaşıyormuş!… İnsanlaşmaya vakit
olmadı. Sundurmalar sunağında paşa dedem
padişah efendimizin harim-i ismetinden uzak
nargile tüttürürmüş. O zamanlar tütün sağlığa
zararlı değilmiş tıbbiye onayıyla: Kimse o vakitler
ayrıldığı kalbine bir daha geri dönmezmiş. Dönmezmiş
hiçliğin ambarından yüklendiği nafilelerle beslenir ve
kasaba minnet etmezmiş. karıncanın hacdan döndüğünü
görmüş aptal kâhin: Anneler cambaz tellerinde
çocuklarını eğitiyorlar kelâm-ı kibarsız
