Son Güncelleme: 04.07.2023
Nüsha-i âşufte-i dîvân-ı ömrüm sorma hîç
Hat galat imlâ galat inşâ galat ma’nâ galat
İtikadımızca, lisanın ehemmiyetini idrak etmiş bulunuyoruz; nitekim isimleri Âdem aleyhisselam’a Allahûteâla öğretmiştir. Bu sebeple her şey ismiyle müsemmadır. İsim verebiliyor oluşumuz ünsiyetimizle doğrudan alakalı. İnsan konuştuğu şeye dönüşür. Kullandığı kelimeler, kurduğu cümleler, tekellüm ettiği lisan; beşeri, insan mertebesine nakleder. Oradan da -talip olanlar ve mürüvveti olanlar- daha üst mertebelere çıkabilirler. Dünyadaki binlerce dil arasından konuştuğumuz dil Türkçe. Dilimiz bizim ilimiz, Türkçe bizim vatanımızdır. Türkîce, bin küsur senedir bizi biz yaptı. İtikadımız üzre mana kazanan, aruz vezni ile şekillenen raksan lisanımız dillerden bir dil değildir. İnsanlıktan daha üst mertebeye talip olanların lisanıdır. Kendilerini kâinatın, vatanını da cihanın merkezine koyamayan, zevk-i selîmini yitirmiş kimselerin asla idrak edemeyeceği bir mesele bu. Onlar ‘savaş’ ile ‘harb’i, ‘kırmızı’ ile ‘al’ı eş anlamlı zannededursunlar; biz kelimelerle hemhâl olalım. Cumhuriyetin ilk senelerinde uydurulan belki binlerce kelime ve ek var. Gayrimüslim dillerinden alınan zevksiz, sığ kelimeler var. İtikadımızla tezat oluşturan kelimeler var. Burada, fark ettiğimiz, kulaklarımızı tırmalayaduran bu kelimelere yer verdik ve sizinle paylaşmak istedik. Zevk-i selîmimizi yitirmeyelim inşallah. Bir de gündelik siyaset içerisinde boğulmadan, bin yıldır kullanageldiğimiz elifbayı; bu elifba ile yoğrulagelmiş lisanımızı, Yunusların, Karac’oğlanların, Fuzulîlerin, Nâbîlerin, Orhan Velilerin bu elifba ile düşünmüş ve yazmış olduğunu; her bir kelimenin üzerine binlerce âlimin, hâfızın, ümeranın, şairin tefekkür etmiş olduğunu; gâvurların kulaklarına dahi, bu lisân-ı Türkînin tınısının bir melodi gibi geliyor oluşunu; Dil Kurumunun tahayyülündeki gibi, dillerin uydurularak oluşmuş lafızlardan ibaret olmadığını; Türkçeden Kur’anî kelimelerin tardedilmesi tasavvurundan Cumhuriyetin henüz ilk senelerinde vazgeçilmesine rağmen 27 Mayıs ile birlikte bu tasavvurun tekrardan devletin resmî siyaseti hâline getirilişini, Kur’an ve hadisler olmadan Türklerin ‘edemeyeceğini’, ‘eyleyemeyeceğini’, ‘yazamayacağını’, ‘geçemeyeceğini’, ‘olamayacağını’ unutmayalım.
Buradaki kelimeler, müteradif değil, yani birbirleri yerine eş manalı olarak kullanılabilecek tıynette kelimeler değil. Yani ‘yanıt’ ile ‘cevap, ‘sorumluluk’ ile ‘mes’uliyet’ müteradif zannedilmesin. Biz yanlışı doğru ile tahvil etme niyetiyle bu ‘lügat’i oluşturduk. Bunu söylerken de sol taraftaki kelimelerin tümüyle yanlış olduğunu da iddia etmiyoruz, basitçe diyoruz ki -uydurukça olanlar hariç- bu kelimeler bizim kastettiğimiz manayı taşıyamaz, bu bakımdan yanlıştırlar.
Uydurukçaları kalın, tarzancaları meyyâl (italique) yazı tipi ile yazdık. Biiznillah, giderek daha çok kelime ekleyecek, lügati genişleteceğiz.
- …sel/sal(Siyasal-Kimyasal): …î (Siyasî-Kimyevî)
- A’dan z’ye: Elif’ten be’ye
- A4Kâğıdı: Eser-i cedit kâğıdı
- Abartı: Mübalağa
- Absürt: Saçma, malayani
- Acun-Evren–Kozmos: Kâinat, cihan, âlem
- Adıl: Zamir
- Alfabe:Elifba
- Alışkanlık:Âdet, itiyat, iptilâ
- Açı: Zaviye
- Açık arttırma: Mezat
- Açıklama: İzah, tafsil, şerh, izhar
- Açılış: Tören, küşat
- Aday:Namzet
- Adisyon: Hesap
- Adlandırmak:Tesmiye etmek
- Aforizma: Vecize
- Agnostisizm: Laedriye
- Agresif-Saldırgan:Mütecaviz, azgın
- Ajitasyon:Tahrik
- Akıcı-Akışkan:Seyyal, mâyî
- Akım:Cereyan, seyyâle
- Akrostiş: Muvaşşah, müveşşah
- Aksan: Şîve
- Aktivite–Etkinlik: Faaliyet
- Aktivizm-Eylemcilik: Fiiliye
- Aktüel: Yevmî, güncel
- Alaşım: Halita
- Albay: Miralay
- Algı: İdrak
- Alıntı: Muktebes
- Alıntı yapmak: İktibas etmek
- Alıştırma: Talim, temrin
- Amaç: Hedef, maksat, dilek, istek, gaye, murat, niyaz
- Ambalaj: Mahfaza
- Ambiyans: Hava
- Anafor: Girdap, burak
- Analitik: Tahlîlî
- Analitik geometri: Hendese-i hilye, tahlîlî hendese
- Analiz: Tahlil
- Anarşi: Fevzâ, kargaşalık
- Anatomi: Teşrih
- Anemi: Fakrüddem
- Anıt: Abide
- Anlatım: İfade, tabir
- Anonim: Lâedrî
- Anons: Tefhimat
- Anons etmek: İlân etmek, tefhim etmek, duyurmak
- Anormal-Normal: Gayritabii-Alelâde
- Anmak: Zikretmek
- Anti: Muzad
- Antiklor: Muzaddıklor
- Antiseptik: Muzaddıtaaffün
- Antoloji:Güldeste, müntehebat
- Antre: Medhal
- Antrenman: İdman
- Antrparantez: İstitrat (kabilinden)
- Apartman: Akâret
- Apolet: Omuzluk
- Argüman-Kanıt: Delil, âyet, burhan, hüccet, güvah
- Armağan: Hediye, bahşiş, ihsan, atıye
- Aşırı: Müfrit
- Antropoloji: Mebhasülbeşer
- Atar damar-Toplar damar: Şiryan, verid
- Atık, kalıntı: Bakıye, artık
- Anı: Hatıra
- Anımsamak: Hatırlamak, yâdetmek
- Anlam: Mana, meal
- Anlamdaş: Müteradif
- Anlaşma: İttifak
- Anlaşmazlık: İhtilaf, çekişme
- Aracı: Kabzımal, vasıta, mutavassıt
- Araç: Vasıta
- Araştırma: Tahkikat
- Ardıl: Halef
- Ardışık: Mütevalî
- Aristokrat: Zâdegân
- Aritmetik: Hesap
- Aroma-Parfüm-Koku: Rayiha, amber, misk
- Arşiv: Mahzen, mahzen-i evrak
- Artist: Sanatkâr
- Asal: Esas, başlıca
- Asimilasyon: Temessül
- Asimilatör: Mümessil
- Asistan: Muid
- Astrofizik: Gök fiziği
- Astronom-Gök bilimci: Müneccim
- Astronomi: Felekiyat
- Aşama: Merhale, kademe, mertebe
- Ataerkil-Patriarşi–Patriarkel: Pederşâhî
- Atama: Tayin
- Atamak: Tayin etmek
- Atılım: Hamle
- Avans: Mahsuben
- Avusturya: Nemçe, Nemse
- Ay ışığı: Mehtap
- Aydın-Entelektüel: Münevver
- Aygıt: Cihaz, alet
- Ayrıcalık: İmtiyaz
- Ayırım-Ayrım: Tefrik
- Ayrıntı-Detay: Teferruat
- Ayrıntılı: Mufassal, tafsilatlı, tefferruatlı
- Azınlık-Çoğunluk: Ekalliyet-Ekseriyet
- Bagaj: Bohça
- Baget: Çubuk, değnek
- Bağımlı: Tâbi
- Bağımlı: Müptela
- Bağımlılık: Mukayyet, tâbiiyet
- Bağıntı: Münasebet
- Bağıntı, Görelik: İzafet
- Bağıntıcılık, Görecilik, Rölativizm: İzafiye
- Bağış: Teberru, hibe, ihsan
- Bağışık-Bağışıklık: Muaf-Muafiyet
- Bağımsız: Hür, serbest, müstakil
- Bağımsızlık: İstiklâl
- Bağlaç: Rabıt edatı
- Bağlantı-Kontak: İrtibat
- Bağlılık: Rabıta
- Bağnaz-Fanatik: Mutaassıp
- Bakanlık: Nezaret
- Bakış açısı-Perspektif: Noktainazar, zaviye
- Bakteriler: Uzeyvat
- Balans-Denge: Muvazene
- Bandaj: Sargı
- Banyo: Hamam
- Banyo yapmak, duş almak: Yıkanmak, yunmak, ağarmak, çimmek, hamam yapmak
- Barış: Sulh, musalaha
- Basın: Matbuat
- Basınç: Tazyik
- Basma, basılı: Matbu
- Baş yapıt: Şaheser
- Başarmak: Muvaffak olmak
- Başkalaşım: İstihale
- Başkan: Reis, server, mîr, bey, emîr, âmir
- Başlık: Serlevha
- Başvuru: Müracaat
- Bay: Bey
- Bay bay: Allahaısmarladık, güle güle, sağlıcakla
- Bayan: Kadın, hanım, avret
- Bayındır-Bayındırmak: Mamur-imar etmek
- Beceri: Maharet, hüner
- Beğeni: Takdir, zevk
- Bej: Balrengi, sazrengi
- Belge–Doküman: Evrak, vesika
- Belgeleme: Tevsik etme
- Belirgin: Aşikâr, bariz
- Belirlenimcilik–Determinizm: Muayyeniyetçilik
- Belirteç: Zarf
- Belirti: Âraz, alâmet, nişan, işaret
- Belirtmek: Tebarüz ettirmek
- Bellek: Hafıza, zihin, hatır, zakire
- Besin: Gıda, rızık
- Betim: Tasvir
- Beyincik: Dimağçe
- Biçim: Şekil
- Bildirmek: Tebliğ etmek, ilâm etmek
- Bildiri: Beyanname
- Bileşik: Mürekkep, birleşik
- Bilgin: Âlim, bilge
- Bilim: Marifet, tecrübi ilim
- Bilinç: Şuur
- Bilinen: Malum
- Bilinmez, belirsiz: Meçhul
- Binek hayvan: Binit, merkep
- Birey: Fert
- Bireyci–Endividüalist: Ferdiyetçi
- Bireycilik–Endividüalizm: Ferdiyetçilik, ferdiye
- Birikim: Müktesebat, teraküm
- Birleşikgiller: Mürekkebe
- Bisiklet: Çifteker
- Bitki: Nebat
- Biyografi: Serencam
- Biyoloji: Hayatiyat
- Blokhavz: Küçük istihkâm, korugan
- Botanik: Nebatat
- Bölge: Mıntıka, saha, alan
- Bölüm-Departman: Kısım
- Branş: Dal
- Broşür: Cönk, icalet
- Bröve: Nişan
- Buluş: Keşif, icat
- Bulaşıcı: Sâri
- Bulaşmak: Sirayet etmek
- Bunalım: Buhran, hafakan, sıkıntı
- Caymak: Vazgeçmek
- Cinsel: Cinsî
- Cop/Jop: Değnek
- Çaba: Güç, gayret, ceht
- Çağdaş-Modern: Muasır, asrî
- Çağrı: Davet
- Çağrışım: Tedai
- Çalıştay: İstişari içtima
- Çekici: Cazip
- Çekimser: Müstenkif
- Çelişki: Tenakuz, tezat
- Çeşitli: Muhtelif
- Çeviri: Tercüme
- Çevirmen-Çeviren: Tercüman-Mütercim
- Çıkar: Menfaat
- Çizelge: Cetvel
- Çizim: Tersim
- Çoğul: Cemi
- Çoğunluk-Azınlık: Ekseriyet-Ekalliyet
- Çözüm: Çare
- Çözümlemek: Tahlil etmek, halletmek
- Danışman: Danişment, müşavir
- Danıştay: Devlet şûrası
- Dayanışma: Tesanüt
- Data: Muta
- Davranış: Amel, muamele
- Dayanak: Mesnet, isnat
- Dayanıklılık: Metanet
- Danışman: Müşavir
- De fakto: Bilfiil, fiilen
- Dedikodu: Gıybet, kılükal
- Dedikoducu: Kovcu, gıybetçi, gammaz, nemmam, dilçeviren
- Değinmek: Temas etmek
- Değer: Kıymet
- Dejenerasyon:Yozlaşma
- Dekan: Âmid
- Delege: Murahhas
- Demagoji: Lafazanlık
- Demeç: Beyanat
- Denetim-Kontrol: Murakabe
- Deney: Tahlil
- Deneyim: Tecrübe
- Deneysel: Tecrübî
- Denge-Balans: Muvazene
- Departman-Bölüm: Kısım
- Deprem: Zelzele
- Depresyon: İnhifaz
- Dergi: Mecmua
- Desen: Nakış, nigâr
- Despot, diktatör: Zorba, müstebit
- Destroyer: Muhrip
- Devrim: İhtilâl, inkılap
- Detay-Ayrıntı: Teferruat
- Determinant: Dâlle (matematik)
- Determinizm-Belirlenimcilik: Muayyeniyetçilik, icabiye
- Deyim: Tabir, ıstılah
- Dışkı: Gaita, kazurat
- Dışlamak: Dikkate almamak, kale almamak, tardetmek, itibar etmemek, hariçte tutmak
- Dikey: Amudi
- Dilekçe: Arzuhâl
- Dilemma-İkilem: İkircim, tasım, kıyas-ı mukassim
- Dinamik: Kuvvani
- Dinamizm: Kuvvaniyet
- Direkt:Doğrudan, dosdoğru, diktepe
- Direnç: Mukavemet
- Dişil–Eril: Müennes-Müzekker
- Dizayn: Tasavvur
- Dize: Mısra
- Dizgi: Tertip
- Diyalektik: Cedel
- Doçent: Muallim, muallime
- Dogmatizm–İnakçılık: Îkaniye
- Doğa: Tabiat
- Doğal: Tabii
- Doğaçlama–Spontane: İrticalen
- Doğrulamak: Teyit etmek
- Doğuştan: Fıtri
- Doğuştancılık–Nativizm: Fıtriye
- Doktrin-Öğreti: Meslek
- Doktor: Hekim, tabip
- Doku: Nesiç
- Dokunulmazlık: Masuniyet
- Dolaşım: Deveran
- Dolaylı-Endirekt: Bilvasıta
- Dominant: Hâkim, baskın
- Donanım-Ekipman: Teçhizat
- Doyum: Tatmin
- Doküman-Belge: Evrak
- Dönem: Devre
- Dönence: Medar
- Dönüşmek: Tahavvül etmek
- Döşeme: Mefruşat
- Duraksama: Tereddüt, duraklama, tevakkuf
- Duruşma: Mahkeme
- Durum: Vaziyet, hâl, ahval
- Duyarlı: Hassas
- Duygu: His
- Duygusal: Hissî
- Duyum: Haber, istihbarat, ihsas
- Duyuru: İlan
- Düello: Mubâreze
- Dürtü: Muharrik, ilca, tahrik eden
- Düşey: Şakulî
- Düşsel: Hayalî
- Düşünce: Fikir
- Düşünsel: Fikrî
- Düşünür: Mütefekkir
- Düzen-Sistem: Nizam, tertip
- Düzenek-Mekanizma: Tertibat
- Düzenlemek: Tanzim etmek
- Düzenlemek: Tertip etmek, hazırlamak
- Düzey: Seviye
- Düz yazı: Nesir
- E-mail: Elektronik posta
- Eder: Fiyat
- Edilgen: Meçhul çatı
- Edilgi: İnfial
- Efekt: Malûl
- Egemen: Hâkim
- Egemenlik-Hegemonya: Hâkimiyet
- Egoist: Hodbin, nefsani
- Egzersiz: İdman, tâlim
- Eğilim: Temayül
- Eğitim: Tahsil, talim, terbiye
- Eğretileme-Metafor: İstiare, mecaz
- Ekipman-Donanım: Teçhizat
- Eklem: Mafsal
- Eksi: Nakıs
- Eksper: Muhammin
- Ekonomi: İktisat (Tasarruf)
- Ekstrem: Uç
- Ekvator: Hattı istiva
- Eleştiri: Tenkit
- Elips-Oval: Söbü
- Elit: Seçkin, güzide, mümtaz
- Empati: Hemhâl
- Endirekt-Dolaylı: Bilvasıta
- Endividüalist–Bireyci: Ferdiyetçi
- Endividüalizm–Bireycilik: Ferdiyetçilik, ferdiye
- Endüstri: Sanayi
- Endüstriyel: Sınai
- Entelekt: Müdrike, anlık
- Enteresan-İlginç: Alâkabahş, tuhaf, dikkat çekici
- Enternasyonal-Uluslararası: Beynelmilel
- Epistemoloji: İlmiyat
- Erat: Neferat, efrat
- Erdem: Fazilet
- Eril–Dişil: Müzekker-Müennes
- Eristik–Didişimcilik: Müşâgabe
- Erotik: Şehvanî, kösnül
- Erozyon: İtikâl, aşınma
- Esin: İlham
- Esinlenmek: Mülhem olmak
- Espri: Nükte
- Estetik: Bediiyat, istihsani
- Eş cinsel–Homoseksüel: Lûtî (Livâta)
- Eşey: Cins, cinsiyet
- Eşgüdüm–Koordinasyon-Uyum: Ahenk, mutabakat
- Eşitlik: Müsavat
- Eşlik: Refakat
- Eş sesli: Hemmam
- Eleman–Öğe: Unsur
- Empoze etmek: Dayatmak
- Engelli: Mazur, özürlü
- Entelektüel–Aydın: Münevver
- Etik: Ahlâkiyat
- Etiket: Yafta
- Etimoloji: İştikak ilmi, kök ilmi
- Etiyopya: Habeş, Habeşistan
- Etkinlik–Aktivite: Faaliyet
- Etken-Faktör: Müessir, amil
- Etki: Tesir
- Etkin-Aktif: Faal
- Etnik: Kavmî
- Eylem: Fiil, amel, hareket, faaliyet
- Evre: Safha, merhale
- Evren-Acun: Kâinat, cihan, âlem
- Evrensel: Cihanşümul, âlemşümul
- Evrim: Tekâmül
- Faktör-Etken: Müessir, amil
- Finans: Maliye
- Filoloji: Lisaniyat
- Fiyonk: Kelebek
- Fizyoloji: Garîziyat
- Fetüs: Cenin
- Fobi: Havf
- Folklor: Halkiyat
- Fon: Masraf
- Fonksiyon-İşlev: Faaliyet, uf’ule
- Fonksiyonel–İşlevsel: Uf’ulevî
- Form: Şekil
- Fotokopi–Tıpkı çekim: Teksir
- Fotokopiçekmek: Teksir etmek, çoğaltmak
- Fotokopi makinesi: Teksir makinesi
- Galaksi: Gök ada
- Garaj: Arabalık
- Garanti: Taahhüt, teminat
- Geçerli: Rayiç, cari
- Geçici: Muvakkat
- Geçiş: İntikal
- Gelecek: İstikbal
- Gelenek-Geleneksel: Örf, anane-an’anevi
- Gelişim: Neşvünema
- Gelişme: İnkişaf
- Genel: Umumî
- Genelge: Tamim
- Genelev: Umumhane, kerhane
- Genellikle: Umumiyetle
- Gensoru: İstizah
- Geometri: Hendese
- Gerçekleşmek: Tahakkuk etmek
- Gereç: Levazım, malzeme
- Gereksinim: İhtiyaç, hacet
- Gerektirmek: Mucip olmak
- Gerici: Mürteci
- Gerilim: Tevettür
- Gezegen: Seyyare
- Gezi: Seyahat
- Gider: Masraf, sarfiyat
- Girişim: Teşebbüs
- Giyecek: Elbise, esvap, giysi
- Gizem: Sır
- Gizemli: Esrarengiz
- Global-Küresel: Kürevî
- Gök bilimci–Astronom: Müneccim
- Göksel: Semâvî
- Gömü: Define
- Gönderme: Atıf
- Göndermek: İrsal etmek
- Göreceli: İzafi
- Görelik, Bağıntı: İzafet
- Görecilik, Bağıntıcılık, Rölativizm: İzafiye
- Görev: Vazife
- Görüngücülük-Olaycılık: Hâdisiye
- Görüş: Noktainazar
- Gözlem evi: Rasathane
- Gözlem: Müşahede
- Gramer: Sarf ve nahiv
- Grup: Küme, öbek
- Güdü: Saik
- Güçlük: Meşakkat
- Güldürü–Komedi: Mizah
- Gülümsemek: Tebessüm etmek
- Gündelik: Günlük, yevmiye
- Gündelik: Günlük, yevmî
- Gündelik: Alelâde
- Gündem: Ruznâme
- Güven: İtimat
- Güvence: Teminat
- Güvenlik: Asayiş, emniyet
- Handikap: Mâni, engel, müşkülât
- Hegemonya-Egemenlik: Hâkimiyet
- Hemoroit: Basur
- Hıristiyan: Tersâ
- Hipertofi: Dahamet, şişkinlik
- Homojen: Mütecanis
- Homoseksüel-Eş cinsel: Lûtî (Livâta)
- Hoşgörü: Müsamaha
- Hidrat: Mâiyet
- Hijyen: Sıhhiye, hıfzıssıhha
- Hijyenik: Sıhhî
- Hipotez-Varsayım: Faraziye
- Humor: Şetaret
- İdeal: Mefkûre
- İdeler: Müsül
- İdol: Put
- İç tüzük: Dâhilî nizamname
- İçerik: Muhteva
- İçermek: İhtiva etmek
- İç güdü: İnsiyak, sevkitabii, tıynet, hilkat, cibillet, garîze
- İç güdüsel: İnsiyakî
- İçten: Samimi, kalbî, yürekten
- İçyüz: Bâtın
- İkilem–Dilemma: İkircim, tasım, kıyas-ı mukassim
- İlçe: Kaza
- İletişim–Komünikasyon: Haberleşme, muhabere
- İletken: Nakil, nakleden
- İlişik, ilgi: Alaka
- İlişki: Münasebet, temas
- İlginç-Enteresan: Alakabahş, tuhaf, dikkat çekici
- İlgililik: Taalluk
- İlkbahar: Bahar, ilkyaz
- İlke–Prensip: Umde
- İlkel: İptidaî
- İmitasyon: Taklit
- İmrenmek: Gıpta etmek
- İncelemek: Tetkik etmek
- İndirgeme: İrca etmek
- İnsanlık: Beşeriyet
- İntegral: Temâmi
- İrdelemek: Tetkik etmek
- İstek: Arzu, rağbet, metil
- İstilacı: Müstevli
- İşletme: Müessese
- İşlev–Fonksiyon: Faaliyet, uf’ule
- İşlevsel–Fonksiyonel: Uf’ulevî
- İşteşlik: Müşareket
- İyelik: Sahiplik, mülkiyet
- İyelik eki: Mülkiyet zamiri
- İzlenim:İntiba
- İzolasyon: Tecrit
- İzolatör: Müfrit
- Jenerasyon: Nesil, kuşak
- Jeoloji: Arziyat, ilmülarz, tabakatülarz
- Jüpiter: Müşteri
- Kalıtım: Veraset, ırs
- Kalite: Vasıf
- Kamuoyu: Efkârıumumiye
- Kamulaştırmak: İstimlâk etmek
- Kanal: Ark
- Kanı: Kanaat, rey, fikir
- Kanıt-Argüman: Delil, âyet, burhan, hüccet, güvah
- Kapital: Sermaye
- Kapsam: İhtiva
- Karaborsa: İhtikâr
- Karakter: Seciye, şahsiyet
- Karantina: Tahaffuz
- Karizma: Şükûh
- Karma: Muhtelit (bi-şart-şey)
- Karşılıklı: Mütekabil
- Karşıt: Hilâf
- Karşıt: Zıt
- Karşıtlık: Tezat
- Kategori: Mukule, zümre, sınıf
- Kategorik: Makuli
- Katkı: İlâve, iştirak
- Katman:Tabaka
- Kavram: Mefhum
- Kaynak: Memba
- Kesik: Şerha
- Kısır döngü: Fasit daire
- Kısıtlamak: Tahdit etmek
- Kız çocuğu-Erkek çocuğu: Kerîme (Baş tacı)-Mahdun (Hizmet edilen)
- Kinematik: Harekiyat
- Klas: Zümre
- Klinik: Seririyat
- Koku-Aroma-Parfüm: Rayiha, amber, misk
- Kolektif: Müştereken, imece usulü, maşerî
- Komedi-Güldürü: Mizah, mudhike
- Komisyon: Encümen
- Komut: Emir
- Komuta: Kumanda
- Komutan: Kumandan
- Komünikasyon-İletişim: Haberleşme, muhabere
- Kondansatör: Meksefe
- Konsantrasyon: Tekâsüf, kesafet
- Konsept: Mefhum
- Kontrol-Denetim:Murakabe
- Konu: Sadet, mevzu, bahis
- Konuksever: Misafirperver
- Konum: Yer, mevki, mekân
- Konuşkan: Hoşsohbet, bolâhenk
- Konuşlanmak: Mevzilenmek
- Kontrat-Sözleşme: Akit
- Konut: Ev, bark, yuva, mesken, aşiyan
- Koordinasyon-Uyum–Eşgüdüm: Ahenk, mutabakat
- Kopya: Suret, nüsha, teksir
- Kopya etmek, kopya çekmek: İstinsah(Müstensih)
- Korgeneral: Birinci ferik
- Koşul: Şart
- Kovuşturma: Takibat
- Kozmogoni: Kiyaniyat
- Kozmoloji: Kevniyat
- Kozmos-Acun-Evren: Kâinat, cihan, âlem
- Köken: Menşe, kaynak
- Kriter: Kıstas
- Kronik: Müzmin
- Kural: Kaide
- Kuram–Teori: Nazariye
- Kuramsal–Teorik: Nazarî
- Kurmay: Erkanıharp
- Kurul: Heyet, meclis
- Kurultay: Umumî heyet
- Kurum: Daire, müessese
- Kuşku: Vesvese
- Kutsal: Kutsi, mukaddes
- Kültür-Kültürel: Hars-Harsî
- Küresel-Global: Kürevî
- Laik: Lâdinî
- Lavabo: Leğençe
- Lider–Şef–Önder: Öncü, kılavuz, server, peşrev, nakip
- Likit: Sıvı, seyyal, mayi
- Lirik: Rebabi
- Lirizm: Garâmiyat
- Lojik, Mantık
- Lojistik: İkmal
- Lojman: Meşruta
- Lokal: Mahallî, mahfil
- Lösemi: Kan kanseri, kansızlık
- Macar: Engürüs
- Maksimum: Azamî
- Makyaj: Bezenmek
- Mantalite: Zihniyet, kanaat, mantık
- Mareşal: Müşir
- Marjinal: Şâz
- Mars: Merih
- Mastürbasyon: İstimna (Elle istimna, istimna bilyed)
- Matematik:Riyaziye
- Materyalist, maddeci: Dehrî
- Materyalizm: Maddiye
- Mekanizma-Düzenek:Tertibat
- Merkür: Utarit
- Metafor-Eğretileme: Mecaz, istiare
- Metot: Usul
- Mineraloji: Madeniyat
- Minimum: Asgarî
- Mistisizm: Sırrîlik
- Misyon: Şiar
- Mit: Esatir
- Modern-Çağdaş: Muasır, asrî
- Modernizasyon: Muâsırlaşmak
- Monopol: İnhisar
- Monopolizeetmek: İnhisara almak
- Monoton: Yeknesak, tekdüze
- Mutlu: Mesut, bahtiyar, şâd, memnun, mesrur
- Mutsuz: Bedbaht
- Nativizm-Doğuştancılık: Fıtriye
- Natüralist: Tabiiyun
- Neden: Sebep
- Negatif-Olumsuz: Menfi
- Nesnel-Objektif: Afaki
- Nicelik: Kemiyet
- Nihilizm: Ademiye, hiççilik, leysiye
- Nitelik: Keyfiyet, vasıf
- Nostalji: Daüssıla, hasret
- Objektif-Nesnel: Afaki
- Objektivizm: Afakiye
- Obligasyon: Tahvil
- Odak: Mihrak
- Okul: Mektep
- Olanak: İmkân
- Olası: Muhtemel, mümkün
- Olasılık: İhtimal
- Olay: Vak’a, hâdise
- Olaycılık-Görüngücülük: Hâdisiye
- Olgu: Vak’a
- Olumsuz-Negatif: Menfi
- Olumlu-Pozitif: Müspet
- Oluşum: Teşekkül, tekevvün
- Onama: Tasvip
- Onarım: Tamirat, tamir
- Onur: Haysiyet, şeref, izzetinefis
- Onursal: Fahrî
- Operasyon: Ameliyat
- Optimist: Nikbin
- Orantılı: Mütenasip
- Organ: Uzuv
- Organik: Uzvî
- Organizma: Uzviyet
- Orijinal-Özgün: Aslî, mahsus, kendine has, nev’i şahsına münhasır
- Orijinalite: Yenilik, bedaat
- Ortak: Şerik
- Ortam: Vasat, muhit, çevre
- Otomobil: Araba-zatülhareke
- Otonom–Özerk: Muhtar
- Otorite: Sulta
- Oturum: Celse
- Oy: Rey
- Ödenek: Tahsisat
- Ödev: Vazife, vecibe, külfet
- Ödül: Mükafat
- Ödün: Taviz
- Ödünç: Karz
- Öğe-Eleman: Unsur
- Öğrenci: Talebe, talip, danişment
- Öğreti–Doktrin: Meslek
- Öğretim: Tedris, tedrisat
- Öğretmen: Hoca
- Ölçülülük: İtidal
- Öncel: Selef
- Öncelik: Takaddüm
- Önder-Lider-Şef: Öncü, kılavuz, server, peşrev, nakip
- Önemli: Mühim
- Önemsemek: Ehemmiyet vermek
- Ön görü: Basiret
- Ön sezi: Hissikablelvuku
- Öncel: Selef
- Öneri: Teklif
- Önerge: Takrir
- Öngörü: Basiret
- Önlem: Tedbir
- Ön yargı: Peşin hüküm
- Örgün: Teşkilatlı
- Örgüt: Teşkilat
- Örnek: Emsal, misal
- Örnek: Numune
- Örnekseme-Analoji: Kıyas
- Örneğin: Meselâ, misal
- Örtülü ödenek: Tahsisat-ı mesture
- Örtüşmek: Tetabuk etmek
- Övünç: İftihar
- Öykü: Hikâye
- Öz deyiş: Vecize
- Öz veri: Fedakârlık
- Özdeş: Aynı, eşit
- Özdeşlik: Ayniyet
- Özellik: Hususiyet
- Özel: Hususî, Şahsî
- Özellikle: Bilhassa
- Özenti: Mukallit, taklitçi
- Özerk–Otonom: Muhtar
- Özet: Hulâsa
- Özgü: Has, mahsus
- Özgün–Orijinal: Aslî, mahsus, kendine has
- Özlem: Hasret, tahassür
- Özne: Fail
- Öznel-Subjektif: Enfüsi, şahsi
- Özür: Mazeret (İtizar)
- Papağan: Dudu kuşu
- Paratoner: Yıldırımsavar, siper-i saika
- Parfüm-Aroma-Koku: Rayiha, amber, misk
- Partner: Eş, arkadaş, şerik
- Pasif: Münfail
- Paralel: Muvazi
- Part-Bölüm: Celse
- Patriarşi–Patriarkel–Ataerkil: Pederşâhî
- Pedofili: Tıfliyet
- Periyodik: Mevkute
- Perspektif–Bakış açısı: Noktainazar, zaviye
- Plaj: Sahil, kumsal
- Polarize: Müstaktap
- Polemik: Münakaşa
- Polonya: Lehistan
- Popülasyon: Nüfus
- Pozisyon–Durum: Mevki
- Pozitif–Olumlu:Müspet
- Pozitivizm: İsbatiye
- Pratik: Amelî, tatbikî
- Prensip–İlke: Umde
- Prestij-Saygınlık: İtibar
- Problem–Sorun: Mesele
- Profesör: Müderris
- Proje-Tasarı: Lâyiha, tasavvur, resmiye
- Prosedür–Yöntem: Usul
- Protokol: Teşrifat
- Provokasyon: Tahrik
- Puzzle: Muarrak
- Radikal: Cezrî, kökten
- Rastlantı: Tesadüf
- Reaksiyon-Tepki: Aksülamel
- Realizm: Hakikiye
- Referans:Mısdak
- Rektör: Müşrif
- Revize etmek: Gözden geçirmek
- Rol model: Mukteda, muktedabih, hüsneyihasene, numuneyiimtisal
- Rölativizm, Görecilik, Bağıntıcılık: İzafiye
- Röntgenlemek: Tecessüs etmek
- Röportaj: Mülâkat
- Sabotaj: Baltalama
- Sağ duyu: Aklıselim
- Sakınca: Mahzur, beis
- Saldırgan–Agresif: Mütecaviz, azgın
- Saldırı: Hücum, taarruz, tecavüz
- Sanal: Mevhum
- Sanık: Zanlı, şüpheli, maznun
- Santral: Merkez
- Saptamak: Tespit etmek
- Sarkaç: Rakkas
- Sarmal: Helezonî, yılankavi
- Satürn: Zuhal
- Savaş: Harp, muharebe, cihat, mücahede, cidal, cenk, mücadele
- Savunmak: Müdafaa etmek
- Sayaç: Muaddit
- Saydam-Transparan: Şeffaf
- Saygı: Hürmet
- Saygın: Muteber
- Saygınlık–Prestij: İtibar
- Sayın: Muhterem
- Sayıştay: Divân-ı muhasebat
- Sayman: Muhasip, muhasebeci
- Saylav: Mebus, milletvekili
- Seçmen: Müntehip
- Sekreter: Kâtip
- Sembol: Remz
- Sempati: Alâka
- Sempatik: Sıcakkanlı
- Semptom: Alâmet, âraz
- Senfoni: Tannâne
- Senkron: Eş zaman, eş zamanlı
- Sentez: Terkip
- Septisizm: Şüphecilik
- Serüven: Macera, sergüzeşt
- Servis: Hizmet
- Sevgi: Muhabbet
- Sezgi: Seziş, tahaddüs
- Sezon: Mevsim
- Sıkı yönetim: Örfî idare
- Sınav: İmtihan
- Sınır: Hudut, had
- Sınırlandırmak: Tahdit etmek
- Simetri: Tenazur
- Simetrik: Mütenazır
- Simge: Remiz, timsal
- Sindirim: Hazım
- Sinerji: Teşrik-i mesai
- Sinirli-sinirlenmek(Sinir-sinirler): Asabi-asabileşmek (Asab-Âsâb)
- Sinüs: Ceyp
- Sirkülasyon: Tedavül
- Sistem-Düzen: Nizam, tertip
- Somali: Zeyla
- Somut: Mutlak, müşahhas (Lâ-bi-şart-şey)
- Sonbahar: Güz
- Sonsuz: Ebedî
- Sonuç: Netice
- Sorgu: Sual, istintak
- Soru: Sual
- Sorun-Problem: Mesele
- Sorumluluk: Mesuliyet, vebal
- Sosyal-Toplumsal: İçtimaî
- Sosyete: Cemiyet
- Sosyoloji: İçtimaiyat
- Soyut: Mücerret (Bi-şart-lâ-şey)
- Sömürge: Müstamere (istismar edilen)
- Sömürü: İstismar
- Söylem: İfade, cerbeze
- Söylenti: Rivayet
- Söyleşi: Hasbihâl, sohbet, musahabe
- Söylev: Nutuk
- Söyleyiş: Telâffuz, mahreç
- Söz konusu: Mevzubahis
- Sözel: Lafzi, şifahi
- Sözcük: Kelime
- Sözleşme–Kontrat: Akit
- Sözlük: Lügat
- Spekülasyon: Muâkale
- Spiritüalizm: Ruhiye
- Spontane-Doğaçlama: İrticalen
- Subay: Zabit
- Subjektif–Öznel: Enfüsi, şahsî
- Sunu-Sunum: Arzuhâl, arz
- Sükse: Muvaffakiyet
- Süre: Müddet, vakit, zaman, vade, mühlet
- Süreç: Vetire
- Statik: Rükudi
- Sterilizasyon: Tâkim
- Stokçu: Muhtekir, istifçi, vurguncu
- Stokçuluk: İhtikâr, istifçilik, vurgunculuk
- Stres: Gam, gussa, kasvet, keder, melâl, inkisar, ızdırap, hüzün, kahır, ye’is, efkar, tasa, dert, mihnet, elem, üzüntü, sıkıntı, endûh, gerginlik, buhran, hafakan
- Şans: Talih, baht
- Şef-Önder-Lider: Öncü, kılavuz, server, peşrev, nakip
- Şema: Sime
- Şölen: Ziyafet
- Tabu: Lâ-misas
- Tanı:Teşhis
- Tanım: Tarif
- Tanımlamak: Tariflemek
- Tanrısal: İlâhî
- Tapınak: İbadethane, mabet
- Tapmak: İbadet etmek
- Tarım: Ziraat
- Tasarı–Proje: Lâyiha, tasavvur, resmiye
- Tasarım: Tasavvur
- Taslak: Müsvedde
- Taşınmaz mal: Gayrimenkul
- Teğmen: İkinci mülâzım
- Tekil: Müfret
- Teknoloji: Fenniyat
- Tekst: Metin, teksir
- Temel: Bünyad
- Terim: Istılah
- Termometre: Mizanülhararet
- Testis: Haya, husye
- Teoloji: İlâhiyat
- Teori-Kuram: Nazariye
- Teorik-Kuramsal: Nazarî
- Tepki–Reaksiyon: Aksülamel
- Tıpkı çekim–Fotokopi: Teksir
- Tikel: Cüz’i
- Tinsel: Ruhî, manevî
- Toplam: Yekûn
- Toplar damar-Atar damar: Verit, şiryan
- Topluluk: Camia
- Toplumsal-Sosyal: İçtimaî
- Tölerans: Müsaafe
- Tören: Merasim
- Trafik: Seyrüsefer
- Transformatör: Muhavvile
- Transilvanya: Erdel
- Transparan–Saydam: Şeffaf
- Trend: Temayül
- Tolerans: Tesâmüh
- Tugay: Livâ
- Tuğgeneral: Mirlivâ
- Tutku: İhtiras
- Tutuklu: Mevkuf
- Tuvalet: Helâ, ayakyolu, abdesthane, kademhane, yüznumara
- Tüm: Bütün
- Tümce: Cümle
- Tümdengelim: Talil
- Tümel: Küllî
- Tümevarım: İstikra
- Tümgeneral: İkinci ferik
- Tümleç: Mütemmim
- Türev: Müştakât
- Tüzel: Hükmî
- Uçak: Tayyare
- Uğraş-Uğraşı: İştigal, meşgale, meşguliyet, cidal (mücadele)
- Ulus: Millet
- Ulusal:Millî
- Uluslararası–Enternasyonal: Beynelmilel
- Uyak: Kâfiye
- Uyanık: Müteyakkız
- Uyarı: İkaz
- Uygar: Medenî
- Uygarlık: Medeniyet
- Uygulamak: Tatbik etmek
- Uygun: Mutabık
- Uygun: Müsait, münasip, reva
- Uyruk: Tebaa
- Uyum–Eşgüdüm–Koordinasyon: Ahenk, mutabakat
- Uyuşmazlık: İhtilâf
- Uzay: Feza
- Uzman: Mütehassıs, mahir
- Üniversite: Darülfünun, camia
- Üretim: İstihsal
- Ürün: Mahsul
- Üsteğmen: Birinci mülâzım
- Üye: Âzâ
- Vajina: Rahim
- Varsayım–Hipotez: Faraziye
- Venüs: Zühre
- Verimli: Bereketli, mümbit, mahsuldar
- Verimlilik: Mahsuldarlık
- Versiyon: Nüsha, sürüm
- Vize: Tezkere
- Yadsıma: İnkâr etme
- Yakınma: Serzeniş
- Yanılgı: Hata, yanlış
- Yanıltmaca: Mugalata, safsata
- Yanıt: Cevap
- Yapı: Bina
- Yapıt: Eser
- Yaptırım: Müeyyide
- Yaratık: Mahlûk
- Yaradılış: Hilkat
- Yarbay: Kaymakam
- Yargıç: Hâkim
- Yargıtay: Temyiz mahkemesi
- Yasa dışı: Gayrimeşru
- Yasa: Kânun, hukuk
- Yasama: Teşri
- Yaşam: Ömür, dirlik (Hayatkullanılamaz, sıfattır.)
- Yaşlı: İhtiyar
- Yatay: Ufkî
- Yayımlamak: Neşretmek
- Yayın: Neşriyat
- Yazar: Müellif, muharrir
- Yazılı: Muharrer
- Yazım: İmlâ
- Yazıt: Kitabe
- Yazman: Kâtip
- Yenilgi: Mağlubiyet
- Yerleşik: Mukim
- Yerleşke-Kampüs, Kompleks: Külliye, mesken
- Yetenek: Kabiliyet
- Yeter: Kâfi
- Yetki: Salâhiyet
- Yetkin-Yetkinlik: Kâmil-Kemal
- Yetmek: Kâfi gelmek
- Yönelmek: Teveccüh etmek
- Yönetici–Yönetmen: Müdür, idareci
- Yönetim: İdare
- Yönetmek: İdare etmek
- Yöntem-Prosedür: Usul
- Yurttaş: Vatandaş
- Yükümlülük: Mükellefiyet
- Yürürlük: Mer’iyet, meriyülicra
- Yüzeysel: Sathî, sığ
- Yüzyıl: Asır
- Zaman aşımı: Mürur-i zaman
- Zor: Cebr
- Zorunda olmak: Mecbur olmak
- Zorunlu: Zarurî, mecburî
- Zorunluluk: Mecburiyet, zaruret, ıztırar