Araplar’ın at yetiştirmeye başlamaları sonraki dönemlere dayanır; hatta Hz. Muhammed döneminde henüz çok az at cinsine sahip oldukları bilinmektedir. Arap atı, elbette ki, doğu kökenli sıcak kanlı gruba aittir; ancak, anayurdu Arabistan değil, Türkistan’dır. Bu cinsin bugünkü niteliklerine kavuşması ise, Mısır’da, Orta Asya’dan gelen halklar tarafından yetiştirilerek gerçekleştirilmiştir. Bu atların Türk kökeni, adından da anlaşılmaktadır. Arapça’da herhangi bir at için ”faras” ya da ”husan” sözcüğü kullanılır; ama soylu bir kan taşıyan atlar için, Türkçe kökenli ”atik” sözcüğü kullanılır.
Prof. A. Azzaroli’nin An Early History of Horsemanship, 1985
