İbrahim Alaeddin Gövsa

YARALI

İri, geniş çehresinde dalgalı
Parça parça güneş, barut lekesi.
Çatık kaşlar gösterir ki kavgalı
Alnındaki büklümlerde öfkesi.

Çene enli, elmacıklar az çıkık,
Kahramanca yüzden taşar gür bıyık.

Geniş göğüs, iri, metin omuzlar,
Bâzusunda burç eğilen bir civân.
Şimdi yerde bin güçlükle kımıldar,
Bir yıkılmış kale gibi perişan.

– Geçmiş olsun, nasıl oldu?
– Döğüştük.
Cevab budur, çok söylemez asîl Türk.

Çok söylemez, fakat o sâf gözleri
Rûhundaki derinliği anlatır.

Orda harbi, intikamı, zaferi,
Orda köyü, evi, aşkı hep vardır.
Âh o gözler ölüm, hicrân, kan dolu.
– Nerelisin a hemşerim?
– Gonyalu…

İbrahim Alaeddin Gövsa” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın